Tedarik Zinciri Saldırıları Şirketlerin Son 12 Ayda Karşılaştığı Tehditlerin Başında Yer Alıyor

04.03.2026 - Çarşamba 11:01
tedarik zinciri saldirilari sirketlerin son 12 ayda karsilastigi tehditlerin basinda yer aliyor

Kaspersky tarafından gerçekleştirilen yeni bir küresel araştırma, tedarik zinciri saldırılarının geçtiğimiz yıl işletmelerin karşı karşıya kaldığı en yaygın siber tehdit olarak öne çıktığını gösteriyor. Bulgular, Türkiye’deki şirketlerin %28’i son bir yıl içinde bir tedarik zinciri tehdidiyle mücadele etmek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun güncel verilerine göre, büyük ölçekli kuruluşların yaklaşık üçte ikisi (%65), üçüncü taraf ve tedarik zinciri kaynaklı güvenlik açıklarını günümüzün birbirine bağlı dijital ekosisteminde siber dayanıklılığın önündeki en büyük engeller arasında gösteriyor. Kaspersky tarafından yaptırılan küresel araştırma [1] da Orta Doğu ve Türkiye de dahil bu risklerin nasıl evrildiğini ve dünya genelindeki işletmelerin bu tehditlere ne ölçüde maruz kaldığını inceledi.

Araştırma sonuçlarına göre, kurumsal şirketlerin %31’i son 12 ay içinde bir tedarik zinciri saldırısından etkilendiğini belirtirken, Türkiye’de ise bu oran %28 seviyesinde gerçekleşti. Bu veriler, diğer tüm siber tehdit türlerine kıyasla en yüksek seviyeyi temsil ediyor. Tedarik zinciri tehditleri özellikle yüksek düzeyde bağlantılı organizasyonları hedef alıyor. Büyük ölçekli işletmeler[2]  (2.500 ve üzeri çalışan) %36 ile en yüksek saldırı oranını bildirirken, düşük ve orta ölçekli şirketlerde bu oran daha düşük seviyede kaldı.

Dikkat çekici bir diğer nokta ise, en büyük ölçekli işletmelerin ortalama tedarikçi sayısının da en yüksek olması. Bu şirketler ortalama 100’e yakın yazılım ve donanım tedarikçisiyle çalışıyor ve bu durum doğal olarak geniş bir potansiyel saldırı yüzeyi oluşturuyor. Buna ek olarak, kuruluşlar sistemlerine çok sayıda yükleniciye erişim izni verdiğini kabul ediyor. Düşük ölçekli işletmeler ortalama 50 yükleniciyle çalışırken, büyük ölçekli işletmelerde bu sayı 130’un üzerine çıkıyor. Bu durum, dijital bağımlılıkların artmasıyla birlikte “güven ilişkisi saldırıları” olarak adlandırılan riskleri de beraberinde getiriyor. Bu tür saldırılarda tehdit aktörleri, kuruluşlar arasındaki meşru ve güvene dayalı bağlantıları istismar ediyor.

Son bir yıl içinde güven ilişkisi saldırıları dünya genelinde şirketlerin dörtte birini (%25) etkiledi. Mevcut iş bağlantılarının kötüye kullanıldığı saldırılar en sık Türkiye (%35), Singapur (%33) ve Meksika (%31) merkezli kuruluşlarda görüldü. Orta Doğu’da ise kuruluşların %22’si bu tür saldırılara maruz kaldı.

Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi (SOC) Başkanı Sergey Soldatov konuyla ilgili şunları söyledi: “Her bağlantının, her tedarikçinin ve her entegrasyonun güvenlik profilimizin bir parçası haline geldiği bir dijital ekosistemde faaliyet gösteriyoruz. Kuruluşlar daha fazla birbirine bağlandıkça maruz kaldıkları tehdit yüzeyi de genişliyor. Bu tabloda modern işletmelerin korunması, yalnızca tekil sistemleri değil, iş sürekliliğini mümkün kılan tüm ilişki ağını güçlendiren bütüncül bir yaklaşım gerektiriyor.”

Şirketlerin tedarik zinciri risklerini azaltabilmesi ve iş sürekliliğini güvence altına alabilmesi için, organizasyon genelinde önleyici tedbirler uygulaması ve tedarikçi ile yüklenici ilişkilerini stratejik bir çerçevede ele alması gerekiyor.

Kaspersky, bu risklerin azaltılması için şu adımları öneriyor:

  • Tedarikçileri sözleşme öncesinde kapsamlı şekilde değerlendirin. Siber güvenlik politikalarını, geçmiş güvenlik olaylarını ve sektör güvenlik standartlarına uyumlarını inceleyin. Yazılım ve bulut hizmetleri için ayrıca zafiyet verileri ve sızma testi sonuçlarını gözden geçirin.
  • Sözleşmelere güvenlik gereklilikleri ekleyin. Düzenli güvenlik denetimleri gerçekleştirin ve kuruluşunuzun güvenlik politikaları ile olay bildirim protokollerine uyumu garanti altına alın.
  • Önleyici teknolojik tedbirler uygulayın. En az ayrıcalık ilkesi (principle of least privilege), sıfır güven (zero trust) yaklaşımı ve olgun kimlik ve erişim yönetimi uygulamaları gibi güvenlik pratiklerini hayata geçirerek, bir tedarikçinin kompromize olması durumunda oluşabilecek etkiyi minimize edin.
  • Sürekli izleme sağlayın. Kurum içinde bu izlemeyi gerçekleştirebilecek insan kaynağının durumuna bağlı olarak, Kaspersky Next XDR veya MXDRgibi çözümlerle altyapıyı gerçek zamanlı izleyin ve yazılım ile ağ trafiğindeki anormallikleri tespit edin.
  • Bir olay müdahale planı geliştirin. Planın tedarik zinciri saldırılarını kapsadığından ve ihlallerin hızlı şekilde tespit edilip sınırlandırılmasına yönelik adımlar içerdiğinden emin olun. Örneğin, gerekirse ilgili tedarikçinin şirket sistemleriyle bağlantısını kesmeye yönelik prosedürler belirleyin.
  • Tedarikçilerle güvenlik alanında iş birliği yapın. Koruma seviyesini her iki taraf için de güçlendirin ve siber güvenliği ortak bir öncelik haline getirin.

İşletmelerin tedarik zinciri saldırılarına maruziyetine ilişkin daha fazla bulgu ve önerilere bağlantı üzerinden erişilebilir.

Tedarik zinciri saldırılarına dair diğer bulgulara ve daha fazla öneriye bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.

[1] Kaspersky bünyesindeki pazar araştırma merkezi tarafından; 500'den fazla çalışanı olan işletmelerde C-level yöneticiler, başkan yardımcıları, ekip liderleri ve kıdemli uzmanlardan oluşan 1.714 teknik uzmanın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma; aralarında Almanya, İspanya, İtalya, Brezilya, Meksika, Kolombiya, Singapur, Vietnam, Çin, Hindistan, Endonezya, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Rusya’nın bulunduğu 16 ülkeyi kapsamaktadır.

[2] Küçük ölçekli işletme: 500-1.499 çalışan. Orta ölçekli işletme: 1.500-2.499 çalışan. Büyük ölçekli işletme: 2.500 veya daha fazla çalışan.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı