Bakan Yusuf Tekin Suriye Ziyaretini Değerlendirdi
Özel ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi’nden Dahiliye Uzmanı Dr. Derya Güneş, tiroit bezinin bağışıklık sistemiyle olan kritik ilişkisine dikkat çekerek, kronik tiroidit (Haşimato) hastalığı hakkında bilgi verdi.
Özel ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi’nden Dahiliye Uzmanı Dr. Derya Güneş, tiroit bezinin bağışıklık sistemiyle olan kritik ilişkisine dikkat çekerek, kronik tiroidit (Haşimato) hastalığı hakkında bilgi verdi.
Haşimato hastalığının her yaşta görülebileceğini ifade eden Dr. Güneş, hastalığın kadınlarda erkeklere oranla daha sık ortaya çıktığını ve genetik faktörlerin de önemli rol oynadığını söyledi. Tiroid bezinin, bağışıklık hücrelerinin ilk temas ettiği organlardan biri olduğunu kaydeden Dr. Güneş, “Bağışıklık sisteminin işleyişinde bir bozulma yaşandığında, bu durum çoğu zaman ilk olarak tiroid bezinde kendini gösteriyor. Bağışıklık hücrelerinin kendi dokusunu yabancı olarak algılaması sonucu tiroit bezinde yapısal bozulmalar ve hasar oluşabiliyor. Hastalığın tanısı, tiroit bezinin ultrason görüntüsünde normalde homojen olması gereken yapının heterojen görünmesiyle birlikte, kanda tiroide karşı gelişen antikorların yükselmesiyle konuluyor. Bu tablo “kronik tiroidit yani Haşimato olarak adlandırılıyor” diye konuştu.
Hormon Dengesi Her Şeyi Etkiliyor
Tiroid bezinin hormon salgılayan bir organ olduğunu hatırlatan Dr. Güneş, hastalığın hormon üretimini farklı şekillerde etkileyebildiğini belirtti. “Vakaların büyük kısmında hormon üretimi azalırken, bazı hastalarda artış görülebiliyor ya da hormon düzeyleri normal kalabiliyor. Hormon üretiminin yetersiz olduğu durumlarda hastalara dışarıdan tiroid hormonu verilebiliyor. Bu tedavi, düzenli kontrollerle sürdürülüyor çünkü tiroid hormonlarının dengesi; metabolizmadan sinir sistemine, kalp-damar sağlığından genel vücut işleyişine kadar birçok sistemi doğrudan etkiliyor” şeklinde konuştu.

Kontroller Aksatılmamalı
Haşimato hastalarının ömür boyu takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Güneş, “Hormon seviyeleri normal olsa bile kontrollerin aksatılmaması gerekiyor çünkü altta yatan bağışıklık sistemi bozukluğu düzeltilmezse, hastalar farklı hastalıklara daha açık hale gelebiliyor” şeklinde konuştu. Bu süreçte sadece tiroid bezine değil, bağışıklık sistemini etkileyen diğer faktörlere de odaklanılması gerektiğini ifade eden Dr. Güneş, bağırsak mikrobiyotası, toksin yükü ve insülin direnci gibi unsurların da değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi
Vitamin ve Mineral Desteği
Tedavi sürecinde bazı vitamin ve minerallerin kritik rol oynadığını belirten Dr. Güneş, “Özellikle B grubu vitaminler, D ve C vitamini ile selenyum ve iyot düzeylerinin mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Eksiklik durumunda ise bu değerlerin yerine konması, bağışıklık sisteminin toparlanmasına katkı sağlıyor” dedi. Tiroid bezine karşı gelişen antikor seviyelerinin düzenli takibinin önemine değinen Dr. Güneş, doğru tedaviyle bu antikorların zamanla düşebildiğini ve hasarın azalabildiğini belirtti. Tiroid hormonu kullanan hastalarda dozun da önemli bir gösterge olduğunu belirten Dr. Güneş, “Günlük 75 mikrogramın üzerindeki dozlar genellikle bezdeki hasarın daha yaygın olduğunu gösterir. Daha düşük dozlarda ise tiroid fonksiyonlarının toparlanabildiğini ve bazı hastalarda ilacın tamamen kesilebildiğini görüyoruz” diye konuştu. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Bayraklı Şehir Hastanesi’nde Bitcoin Skandalı!
Mahmut Görgen PowerApp’te Ritmi İkiye Katladı: İki Günde İki Yeni Set
Onur Bertaraf, yeni şarkısı 'Küllerimden' ile yeni bir sayfa açıyor
Hukuk Danışmanı ve Bilişim Uzmanı Atakan Taşur uyarıyor: 'Tek bir e-postayla hem paranızı hem kimliğinizi çalabilirler'
İkonlar Sonsuza Dek Hükmeder
Adli Yıl açılışında, Fuar Park ve Akvaryum gezisi
Maltepe’de geleneksel muhtarlar buluşmasında gündem deprem
Başkanlar Zabıta Teşkilatı’nın Kuruluşunun 200. Yılını Kutladı
Nilüfer’de üç ayrı mahallede yıkım
“Kültür Yayıncılığı” Temasıyla Düzenlenen Beşinci Yayıncılık Yaz Okulu Tamamlandı