Olumsuz duygular duygusal yeme bozukluğunu tetikliyor!

09.04.2026 - Perşembe 12:58
olumsuz duygular duygusal yeme bozuklugunu tetikliyor

Olumsuz duyguların yeme davranışını değiştirebildiğini belirten uzmanlar, duygusal yeme bozukluğunun sonuçlardan biri olduğunu söylüyor.

Kişinin fiziksel açlıktan ziyade stres, yalnızlık, kaygı, öfke gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yemesiyle ortaya çıktığını ifade eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Açlık sinyallerinden çok duygusal uyarıcılarla tetiklenir.” dedi. Psikolojik faktörler, sosyal faktörler ve öğrenilmiş davranış örüntülerinin duygusal yeme davranışının gelişiminde etkili olduğuna dikkat çeken Aydın, duygusal yemede temel kaygının kilo değil, duyguları yönetmek olduğunu vurguladı. Aydın ayrıca, açlık günlüğü tutmanın, bireyin yeme anındaki duygu-düşünce ilişkisini fark etmesine yardımcı olabildiğini aktardı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, duygusal yeme davranışının tetikleyici faktörleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Duygusal yeme açlık sinyallerinden çok duygusal uyarıcılarla tetiklenir!

Duygusal yeme bozukluğunun, kişinin fiziksel açlıktan ziyade stres, yalnızlık, kaygı, öfke gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yemesiyle ortaya çıkan bir yeme davranışı olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Açlık sinyallerinden çok duygusal uyarıcılarla tetiklenir.” dedi.

Fiziksel açlığın yavaş geliştiğini aktaran Aydın, “Her türlü yiyecekle giderilebilir ve doyma hissiyle son bulur. Oysa duygusal açlık ani başlar, genellikle yüksek kalorili yiyeceklere yöneltir ve doyma hissine rağmen devam edebilir. Sınav öncesinde çikolata krizine giren bir öğrenci, aslında fizyolojik açlığını değil kaygı kaynaklı duygusal açlığını gidermeye çalışıyor olabilir.” şeklinde konuştu.

Duygusal yemede kişi kilo kaygısını ikincil düzeyde yaşar!

Duygusal yeme bozukluğunun klinik yeme bozukluklarından farklı olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, şunları söyledi:

“Ruhsal bozukluklar arasında, anoreksiya nervoza veya bulimia nervoza gibi bağımsız bir tanı kategorisi olarak geçmez, daha çok yeme davranışını etkileyen bir eğilimdir. Klinik yeme bozukluklarında kilo, beden algısı ve davranış üzerinde ciddi bozulmalar olurken, duygusal yemede bireyin temel kaygısı kilo değil, duygularını regüle etmektir. Anoreksiyada kişi kilo almaktan yoğun korku duyar ve besin kısıtlamasına giderken, duygusal yemede kişi stresle başa çıkmak için aşırı yemek yer ama kilo kaygısını ikincil düzeyde yaşar.”

Duygusal yeme davranışını tetikleyen farklı faktörler var!

Duygusal yeme davranışının gelişiminde etkili olan faktörlere değinen Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Öz düzenleme becerilerinin zayıflığı, düşük benlik saygısı, kaygı bozuklukları gibi psikolojik faktörler; aile içinde yiyecekle ödüllendirilme, stresli yaşam olayları, sosyal destek eksikliği gibi sosyal faktörler ve öğrenilmiş davranış örüntüleri etkilidir.” dedi.

Çocuklukta ağladığında yiyecekle sakinleştirilen bir bireyin, yetişkinlikte de benzer bir baş etme biçimini sürdürebileceğine işaret eden Aydın, “Araştırmalar, duygusal yemenin özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde daha yaygın görüldüğünü, çünkü bu dönemde kimlik gelişimi ve sosyal ilişkilerdeki stresin yoğun olduğunu göstermektedir.” bilgisini verdi.

Açlık günlüğü, kişinin ne zaman ve hangi duygularla yemek yediğini anlamasına yardımcı olabilir!

Duygusal yeme davranışını fark etmek için kişinin, yeme anındaki duygu-düşünce ilişkisini gözlemlemesi ve açlık sinyallerini ayırt etmesi gerektiğini vurgulayan Klinik Psikolog Cumali Aydın, şöyle devam etti:

“Günlük tutmak veya ‘açlık günlüğü’ oluşturmak, kişinin ne zaman ve hangi duygularla yemek yediğini anlamasına yardımcı olur. İşten geldikten sonra aslında tok olmasına rağmen stresten dolayı sürekli atıştıran biri, fiziksel açlık değil duygusal açlıkla hareket ettiğini fark edebilir. Ayrıca yeme sonrası suçluluk ve pişmanlık duygularının sık yaşanması da önemli bir ipucudur.”

Sosyal medyadaki ‘mükemmel beden’ kültürü, duygusal yemeyi tetikleyebilir!

Modern yaşamın hızlı temposunun, yoğun stres faktörleri ve sosyal medyanın ideal beden algısını sürekli dayatmasının, duygusal yeme davranışını güçlendiren unsurlar arasında olduğunu kaydeden Aydın, “Özellikle sosyal medyada karşılaştırma yapma eğilimi ve ‘mükemmel beden’ kültürü, bireylerde stres ve yetersizlik duygusu yaratırken, bu duygular duygusal yemeyi tetikleyebilir. Instagram’da fit yaşam içeriklerini sürekli gören bir genç, kendini yetersiz hissedip stresini atıştırarak gidermeye çalışabilir. Ayrıca modern yaşamın getirdiği hızlı hazır gıda erişimi, bu davranışı sürdüren bir kolaylaştırıcıdır.” açıklamasını yaptı.

Tedavide amaç, yeme davranışına yol açan duyguların fark edilmesi!

Duygusal yeme tedavisinde bilişsel davranışçı terapinin en sık kullanılan ve en etkili yöntemlerden biri olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Çünkü bireyin yeme davranışına yol açan otomatik düşünceleri fark etmesine ve daha sağlıklı baş etme becerileri geliştirmesine yardımcı olur.” dedi.

Mindfulness temelli yaklaşımların da kişinin duygu ve bedensel sinyallerini fark etmesine, yeme davranışını bilinçli hale getirmesine katkı sağladığını aktaran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Grup terapileri, destek grupları ve sağlıklı yaşam becerilerinin öğretilmesi de tedaviyi güçlendirir. Örneğin mindful eating uygulamalarıyla kişi, bir çikolatanın tadını gerçekten fark ederek yavaş yediğinde, aşırıya kaçmadan tatmin olmayı öğrenebilir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı